Elon Musk’ın Starship roketi, 10. test uçuşunda nihayet başarıya ulaştı
SpaceX’in Starship roketi, 10. test uçuşunu başarıyla tamamladı ve bir dizi zorlukla karşılaşılmasına rağmen önemli bir kilometre taşına ulaşmayı bildi. Bu uçuş, şirketin simüle edilmiş uyduları ilk kez konuşlandırmasını sağladı ve başarılı inişi, uzun süredir beklenen büyük bir adım olarak kayıtlara geçti.
Aylarca süren başarısız testler ve patlama olaylarının ardından bu gelişme, SpaceX’in gelecekteki hedeflerine ulaşmasında önemli bir rol oynadı. Ancak, bu başarı Starship’in Ay yolculukları konusunda hala pek çok sorununun olduğunu da gözler önüne seriyor. Starship’in Ay görevleri, beklenen tarihlerde gerçekleşmeyecek gibi görünse de, uçuşun büyük ölçüde başarılı olması, Artemis Görevi’nin yeniden tasarlanmasına dair tartışmaları şimdilik dondurmuş olacak.
Elon Musk, Starship’i Mars’a insan gönderecek bir araç olarak tanıtsa da, bu iddianın gerçekleştirilmesi için bir dizi engel bulunuyor. Yine de Starship’in önündeki iki büyük hedef, bu yolculuk için kritik öneme sahip: Öncelikle daha büyük ve güçlü Starlink uydularının fırlatılması ve ikinci olarak Artemis III görevinde astronotları Ay yüzeyine geri göndermek.
Başlangıçta 2025 yılına planlanan Artemis III, NASA’nın kendi Space Launch System (SLS) roketiyle dört astronotu Ay yörüngesine göndermeyi amaçlıyordu. Burada, Starship uzay aracı, iki astronotu Ay yüzeyine indirdikten sonra tekrar yörüngeye ve Dünya’ya geri taşıyacaktı. Ancak, bugüne kadar yaşanan teknik zorluklar ve gecikmeler nedeniyle bu tarih 2027’ye ertelendi.Birçok uzay gözlemcisi, bu hedefin 2028 yılına bile sarkabileceğini öngörüyor.
Starship’in 10. test uçuşunun başarısı, NASA’nın ve SpaceX’in hedeflerinin zaman çizelgesinde bir değişikliğe yol açmadı. Ancak halen, Starship’in Ay’a iniş yapabilme ve Ay yüzeyinden havalanabilme kabiliyetlerini kanıtlaması gerekiyor. Bu, mevcut uçuşta taşınan yükün altı katı kadar ağır bir yük gerektirecek. Bu da Starship’in Ay’a taşınacak çok daha büyük bir yükü kaldırabilmesini ve doğru şekilde iniş yapabilmesini sağlamalı.
SpaceX’in bu noktada, Starship’in Dünya’ya geri dönüşünü %99,8 güvenilirlikle gerçekleştirebileceğini kanıtlaması gerekiyor. Bu, astronotların yeniden giriş sırasında güvenli bir şekilde Dünya’ya dönüşünü sağlamak adına kritik bir aşama.
Zor başlayan 2025 yılında Elon Musk için iyi haber

2024 yılında bazı önemli başarılar elde edilmiş olsa da, 2025’in ilk yarısı SpaceX için zorlu geçti. Fırlatma sırasında iki patlama ve yeniden giriş öncesinde yaşanan başarısızlıklar, şirketin önceki testlerinde büyük olumsuzluklara yol açmıştı. Bu patlamalar ve yaşanan aksaklıklar, Elon Musk’ın başarısızlıkları başarı olarak göstermeye çalıştığı açıklamalarına da eleştiriler getirdi. Ancak, 10. uçuşun sonunda Starship başarılı bir şekilde uzaya ulaştı ve bir saat sonra Avustralya açıklarına düşerek testin tamamlandığını gösterdi.
Bu uçuş sırasında, Starship ile birlikte sekiz sahte uydu da uzaya yerleştirildi. Bu uydu yerleştirmeleri, SpaceX’in Starlink projelerinde daha fazla pazar hakimiyetine sahip olmayı planladığının bir göstergesi. Ayrıca, roketin motorlarından birinin yeniden çalıştırılması, mühendislik açısından önemli bir başarıydı.
SpaceX’in başarısı, yalnızca Amerikan astronotlarının Ay’a gönderilmesi hedefiyle değil, aynı zamanda Çin gibi rakip ülkeler karşısında bu görevin ne kadar önemli olduğunu da gözler önüne seriyor. Ancak bu başarı, başta beklendiği gibi, çıtanın düşürülmesinin de bir sonucu olarak geldi. Starship’in asıl büyük hedefi, yeniden kullanılabilirlik. Hem Starship hem de onun dev itici roketi, fırlatma ve inişlerde kendi kendilerine güvenli bir şekilde inebilme kapasitesine sahip olma iddiasını taşıyor. Bu testte, her iki roketin de suya inişi planlanmıştı; biri Hint Okyanusu’na diğeri ise Meksika Körfezi’ne…
Bu testin sonuçları, uzun vadede ekonomik açıdan önemli olabilecek ancak kısa vadede pahalı kayıplar anlamına gelen ekipmanların zarar görmesiyle birleşti. Starship’in iniş sırasında bir motorunu kaybetmesi ve uzay aracının etek kısmının kopması, SpaceX’in ilerleyen süreçte bu tür testlere daha fazla dikkat etmesi gerektiğini ortaya koydu. Ancak bu durum, aşılabilir bir engel olarak değerlendiriliyor.