Galatasaray’ın 23. şampiyonluğunun öyküsü… Mauro Icardi şu sözlerle arkadaşlarını ikaz etti: İdmanda çift dalarım, ayağını sakatlarım

Sadece Galatasaray Kulübü’nün değil, Türk spor tarihinin en büyük transfer başarılarından biri olan Mauro İcardi sarı kırmızılı formayı nasıl giydi? A’dan Z’ye bütün detaylarıyla öğrenmek istiyorsanız, bu yazıyı mutlaka okuyun. Başlıyoruz…

Bu transferi ilk gündeme getiren kişi Abdülkerim Bardakçı’nın menajeri Uğur Avadan’ın tanıdığı George Gardi adlı bir menajerdi. Mauro İcardi ismine dudak büken çok oldu; “Gerçekleşme ihtimali yüzde 1” diyenlerin sayısı bir hayli fazlaydı. Ama Erden Timur, “Yüzde 1 bile olsa her ihtimalin peşinden gideceğiz çünkü yüzde 1 öyle bir orandır ki, kimi zaman 99’u alt eder. Biz çabadan mesulûz. Zaferden değil, seferden sorumluyuz” diyerek çıtayı arşa koydu.

İlk olarak futbolcunun eşi ve menajeri Wanda Nara ile temas kuruldu ama olumlu bir dönüş olmadı. Erden Timur da bir süre kendini gizleyip, başkaları aracılığıyla sürdürdü görüşmeleri.

İcardi transferi uzak ihtimal görüldüğü için Okan Buruk’un golcü listesinin ilk sırasında Haris Seferovic vardı. 1.5 ay süren görüşmeler sonucunda İsviçreli futbolcu Benfica’dan kiralandı.

WANDA NARA’NIN 2 GÜNLÜK iSTANBUL GEZiSi 250 BiN EURO’YA PATLADI

Seferovic’in transferinin gerçekleştiği günlerde Galatasaray’ın yaptığı ısrarlı teklifler en sonunda Wanda Nara’nın dikkatini çekmeyi başardı. Nara, 18-19 Ağustos tarihlerindeki 2 günlük İstanbul ziyaretinde Mandarin Otel’de konakladı, tekneyle şehri gezdi, ev ve okul opsiyonlarını bizzat inceledi. Tam 250 bin Euro’ya mal olan bu gezinin sonucunda Nara, “Galatasaray’ın teklifi dikkate değer” noktasına getirildi.

Wanda Nara’ya İstanbul gezisi sırasında eşlik eden profesyonel bir ekip, şehrin özelliklerini anlattı, sorulan her soruyu net biçimde yanıtladı, ev, ulaşım ve okul imkanları hakkında her türlü bilgi verildi. Bunların yanı sıra kulübün, 500 yıllık geçmişe sahip bir lisenin devamı niteliği taşıması özelliğiyle dünyada tek olması, Nara’yı etkileyen unsurlar arasında yer aldı.

SENDEN TEK iSTEĞiMiZ ‘BEN SADECE G.SARAY’DA OYNARIM’ DEMEN

Görüşmelerde G.Saray’ın İcardi’den tek şartı vardı: “Sadece G.Saray’da oynarım diyeceksin.” Aksi takdirde PSG ciddi bir bonservis bedeli isteyecek ve kiralamaya da yanaşmayacaktı. PSG’de egosu zedelenen İcardi’ye G.Saray sonuna dek kucak açtı. “Takımın yıldızı sen olacaksın” denildi. İcardi ikna olduktan sonra 3 haftalık PSG süreci başladı. Arjantinli yıldızın “Ben G.Saray’dan başka yerde oynamam” demesi üzerine 660 bin Euro karşılığında kiralandı. İcardi’nin kiralama ücreti medyada çok speküle edildiği için Erden Timur’u aradım, “İcardi için Galatasaray’ın kasasından ne kadar para çıktı?” diye sordum. Timur’dan “Kiralama bedeli, menajerlik ücreti ve vergi dahil 2 milyon Euro civarında” cevabını aldım.

iCARDi’NiN ALINMASINI iSTEYEN TEK KiŞi ERDEN TiMUR’DU

Mauro İcardi transferi bitme aşamasına geldiğinde 2 engel daha çıktı ortaya. Önce Okan Buruk, “Seferovic de aynı tip oyuncu. İkisinden birini oynatmayacağız” diyerek, “İcardi’yi almayalım” tarafına geçti. Yönetim de aynı fikirdeydi. İcardi’nin alınması için bastıran tek kişi Erden Timur oldu. “Biz Seferovic’i ikinci forvet olarak aldık çünkü sakatlık riski var. İcardi’yi mutlaka getirmeliyiz” diyerek bütün riski üstüne aldı. O İcardi, 2 gol atıp galibiyeti getirdiği Beşiktaş derbisiyle beraber patlama yapmasa muhtemelen Timur’la kol kola Galatasaray’a veda ederdi. Ve tabii ki Fenerbahçe… Galatasaray’la anlaştığı ortaya çıkınca hemen devreye girip, PSG’ye 4 milyon Euro kiralama bedeli önerdiler. Ama İcardi sağlam durup “İlle de Galatasaray” deyince yılın transferi gerçekleşti.

SiNiRLi iSE YANINA YAKLAŞMAYA NiYETLENME

Icardi ne kadar büyük golcü ise o kadar da büyük bir kalbi var. Tesislerde herkesle iyi geçinir. İhtiyacı olanlara yardıma ilk o koşar. Kibardır, naiftir, ama sinirlendiği zaman yanına yaklaşmayacaksın. Örneğin, 5 Nisan’da Başakşehir’e 3-2 kaybedilen kupa maçının devre arasında yaşananlar. Başakşehir’in sert oynaması ve oyun düzenlerini bozması üzerine çileden çıkan İcardi, soyunma odasında bir konuşma yaptı: “Beyler, böyle oynarsak kazanamayız. Aranızda enerjisini sonuna kadar harcamayan, koşmayan birini görürsem ilk idmanda çift dalarım, sakatlarım. Herkes kendine gelsin!”

DROGBA BILE AILESINI ISTANBUL’A GETIRMEMIŞTI

Galatasaray’da İcardi’nin bu kadar çok sevilmesinin tek nedeni sahadaki başarısı değil. Kendini Galatasaray’a adamış durumda. Çocukları İstanbul’da eğitim görüyor. Ego yapmadan herkesi kucaklıyor. Türkçe öğreniyor.

G.Saray’da İcardi’nin bu kadar sevilmesinin sebebi tabii ki sadece golleri değil. Karakteri ve kulübe duyduğu aidiyeti ile de Erden Timur ve sarı kırmızılıları etkiledi. Geçmişteki yıldızlar gibi yapmadı. Örneğin Didier Drogba… Fildişi Sahilli futbolcunun ailesi İngiltere’de yaşıyordu, Türkiye’ye getirmemişti.

TÜRKÇE MESAJ PAYLAŞIYOR

Icardi ise İstanbul’a ailesi ile geldi. Çocukları burada eğitim görüyor. 12 milyon takipçisi olan sosyal medya hesabında sürekli G.Saray ve İstanbul paylaşımları yapıyor. Arada Türkçe mesajlar bile yayınlıyor.

Şampiyonluğun kazanıldığı A.Gücü maçının ardından, Okan Buruk ve oğlu Ali Yiğit’i omuzlarına aldı. Ankara dönüşü Florya’da davul çaldı, meşale yaktı, Türkçe tezahürat yaptı.

‘G.Saraylı İcardi’ olduğu için gönüllerde taht kurdu. Şimdi sadece taraftarlar değil, takım arkadaşları da, Florya’daki aşçı da, çaycı da “İcardi kalsın” diyor.

ALi YiĞiT’iN SARI SAÇLARININ SORUMLUSU DA MAURO iCARDi!

G.Saray’da bu sezonun en sevilen isimlerinden biri, Okan Buruk’un oğlu Ali Yiğit’ti. Takımın maskotu haline gelen Ali Yiğit’in saçlarını sarıya boyatmasının perde arkasında da İcardi var. İcardi, 3-1 kaybedilen Beşiktaş derbisi sonrasında, uğur denemesi yapıp saçlarını sarıya boyatmış ve 1-0 kazanılan Başakşehir maçında 3 puanı getiren penaltı golünü atmıştı. Ali Yiğit o gün, “Baba, şampiyon olursak İcardi gibi saçlarımı sarıya boyatacağım” dedi. Babası da, “Tamam, şampiyon olalım, sarıya boyatmana izin vereceğim” cevabını verdi…

“BU ADAM TAKIMIN ÇiMENTOSU; GÖNDERiRSEK, KURDUĞUMUZ TÜM DÜZEN BOZULUR”

Takım kaptanları Muslera ve Kerem’in, “Gomis’in yaptığı doğru olmayabilir ama Galatasaray’a katkısını unutmayın. Takıma pozitif enerji veren bir oyuncu. Lütfen orta yolu bulmak için bize yardımcı olun” sözleri üzerine Dursun Özbek, Okan Buruk ve futbolcuyla görüşüp barışı sağlayan Erden Timur, bir yöneticinin bu tür durumlarda ne yapması gerektiğine mükemmel bir örnek oldu.

1- Futbol asla sadece futbol değildir’ diye boşuna söylememiş Simon Kuper. En iyi futbolculara, teknik direktöre sahip olabilirsin, ama kurduğun kadroyu iyi iyi idare edemezsen başarılı olamazsın. Galatasaray’da ikinci yarıda yaşanan Bafetimbi Gomis krizi bu açıdan şahane bir örnek…

Sarı kırmızılıların 18 Nisan’da deplasmanda oynadığı ve 4-1 kazandığı Alanyaspor maçında Mauro İcardi sakatlanınca Okan Buruk ikinci 45 dakikada Barış Alper Yılmaz’ı sahaya sürdü. Ancak bu tercih yedekler arasında bulunan Bafetimbi Gomis’i çok kızdırdı. Sebebine gelince…

Gomis hem sezon başında hem de ocak ayındaki ara transfer döneminde Buruk’a aynen şunları söylemişti:

“Eğer 3. golcü olacaksam burada durmak istemem. Bırakın gideyim.” Buruk her iki görüşmede de gayet net biçimde, “Sen, benim ikinci golcümsün” cevabını verince Gomis takımda kaldı. Fransız futbolcu ayrılık düşüncesini kafasından silmişti silmesine ama Okan Buruk’la uzunca bir süre özel iletişimleri olmadı. Alanyaspor maçında Buruk’un tercihi Barış Alper olunca da sezonun en büyük krizi patladı…

2- BANA SÖZ VERDiN AMA BARIŞ’I OYNATTIN, SAYGISIZLIK YAPTIN

Alanya karşılaşmasından sonraki ilk idman öncesi Buruk’un yanına giden Gomis, “Belim ağrıyor” dedi asık bir suratla. Ama sonra dayanamadı ve antrenmana çıkmak istememesinin asıl sebebini açıkladı:

“Esasında sana kırgınım. Bana saygısızlık yaptığını düşünüyorum. Bana söz vermiş olmana rağmen, oynama hakkımı Barış’a verdin. Şu an ne kadar büyük hayal kırıklığı yaşadığımı bilemezsin. Senin olduğun takımda artık oynamak istemiyorum.”

Buruk, “Bana istediğini söyleyebilirsin ama ayrılmanı kabul edemem. Galatasaray’a bunu yapma” karşılığını vermesine rağmen Gomis, “Benim artık seninle işim bitmiştir. Bir daha oynamayacağız” diyerek kestirip attı.

3- YALAN SÖYLÜYORSUN BUNUN HESABINI SORACAĞIM!

Gomis’in resti üzerine Okan Buruk, başkan Dursun Özbek’i arar. Özbek, 2015’te Gomis’i Galatasaray’a ilk getiren kişidir aynı. Futbolcular ile yönetim arasındaki iletişimi sağlayan Erden Timur Antalya’da olduğu için krizi çözme işini Özbek üstlenir. Hemen Florya’ya gidip Gomis’e sorar: –

Neden oynamak istemiyorsun?

– Belim ağrıyor.

– Yalan söylüyorsun! Bu sözlerine kesinlikle inanmıyorum. Bunun hesabını soracağım.

4- “HER CEZAYA RAZIYIZ AMA LÜTFEN GOMiS’i GÖNDERMEYiN”

23 Nisan’daki 3-3’lük Karagümrük maçından sonra Okan Buruk, Gomis’in takımda oynamak istemediğini açıklar. Ertesi gün Gomis krizine noktayı koymak ve takıma moral vermek amacıyla yönetim kurulu toplantısının Florya’da yapılması kararlaştırılır. Bu toplantıda Gomis’in kadro dışı bırakılacağı neredeyse kesindir. İşte tam bu noktada takım kaptanları Muslera ile Kerem Aktürkoğlu devreye girer… Erden Timur’u arayan iki futbolcu, “Bafe’nin oynamak istemeyeceğini söylemesi yanlış, ama bugüne kadar bize yaptığı katkıyı unutmayın. Attığı gollerin dışında takıma pozitif enerji veren bir oyuncu. Başka her cezaya razıyız ama lütfen göndermeyin. Orta yolu bulmak için yardımcı olun” ricasında bulundu.

5- “BAŞKAN TAMAM DEDiYSE BENiM iÇiN DE TAMAMDIR”

Erden Timur, takım kaptanlarından gelen talep üzerine başkan Dursun Özbek ile konuşur: – Başkanım bu adam takımın çimentosu! Bence yanlış yaparız yollarsak. Tüm düzen bozulabilir. Özbek, “Tamam ama hocaya saygısızlık yapmış. Hocayla bir konuşalım” cevabını verir. Timur ardından Buruk’la konuşur:

– Hocam, yanlış yapmayalım. Bence Gomis’i kadro dışı bırakmayalım. Bütün sezonun intizamını bozabiliriz. Başka türlü bir cezayı deneyelim. Buruk da, “Başkan tamam dediyse benim için tamamdır” diyerek Timur’u kırmaz.

6- CEZA OLARAK BEŞiKTAŞ MAÇINDA OYNATMADI

Okan Buruk’u bu sözlerle yumuşatan Erden Timur daha sonra Bafetimbi Gomis’le konuşup, “Takımdan, teknik direktöründen ve başkandan özür dilersen kadroda kalırsın” dedi. Gomis de hiç problem çıkarmadan teklifi kabul etti ve gereken özrü diledi. Sonrasında oynanan Beşiktaş derbisinde Buruk, Gomis’i hiç sahaya sürmedi ve cezayı bu şekilde keseceğini gösterdi. Ancak yine de final haftalarında takımın en pozitif isimlerinden biri Gomis oldu.

Gomis; Okan Buruk’la yaşadığı krizde Özbek-Timur ikilisinin uyguladıkları stratejinin ne kadar doğru olduğunu, kupa töreninde, “Kriz anlarında bizi doğru yönlendirdiler” sözüyle ifade etti.

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*