İslam Ülkelerinin Gıda Güvenliği Sorunları: Siyasi İstikrarsızlık ve İklim Değişikliği

İslam Gıda Güvenliği Teşkilatı (IOFS) Genel Direktörü Prof. Yerlan A. Baidaulet, gıda güvenliğinde İslam ülkelerinin karşı karşıya kaldığı sorunların temelinde siyasi istikrarsızlık ve iklim değişikliği olduğunu söyledi.

Merkezi Roma’da bulunan Birleşmiş Milletler (BM) Gıda ve Tarım Örgütünde (FAO) 24-26 Temmuz’da düzenlenen 2. BM Gıda Sistemleri Zirvesi’ne katılan Baidaulet, İslam ülkelerinin gıda güvenliğine dair yaşadığı sorunları gündeme getirdi. Baidaulet, zirvedeki temaslarını, AA muhabirine değerlendirdi.

İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) için gıda sistemi ve gıda güvenli konularıyla yakından ilgilendiklerini ve teşkilata üye 57 ülkeyi desteklemeye çalıştıklarını dile getiren Baidaulet, “Roma’daki zirve bizim için önemli bir toplantı oldu. Özellikle, gıda sistemlerinin nasıl geliştirileceğine odaklandık. FAO gibi BM’nin diğer kuruluşlarıyla ortaklığımızı ve desteğimizi koordine etmekle yakından ilgiliyiz. Zirve boyunca bu hususta birçok önemli görüşme yaptık.” dedi.

BM raporuna göre, ihtiyaç içinde, açlık ve yetersiz beslenme konusunda kötü durumda olan ülkelerin yüzde 50’sinin, İİT’ye üye ülkeler olduğuna dikkati çeken Baidaulet, “Listede bulunan bu 12 ülkeyi desteklemeye kararlıyız. Tabii ki, kurum olarak ülkeleri temsil ettiğimiz ve ülkeler adına çalıştığımız için özel bir yetkiye ihtiyacımız var ve şu anda karşı karşıya oldukları bu sorunlara odaklanmak bizim için çok önemli.” diye konuştu.

IOFS Genel Direktörü Baidaulet, İslam ülkelerinde gıda güvenliğine yönelik en ciddi sorun ve risklerin ne olduğu sorusuna, “Müslüman ülkelerin karşı karşıya kaldığı açlık ve yetersiz beslenme sorunlarını ortaya çıkaran unsurlar; siyasi istikrarsızlık ve iklim değişikliğidir. Özellikle bu ikisi çok önemli faktörlerdir. Bu faktörler nedeniyle ne yazık ki İİT coğrafyasında birçok ülke maalesef büyük zorluklarla karşı karşıya kalmaktadır.” yanıtını verdi.

Baidaulet, özellikle Batı Afrika’da, birbiri ardına darbe ve siyasi istikrarsızlık sorunlarının yaşandığına işaret ederek, şunları kayedetti:

“Örneğin, Nijer’de askeri darbe haberlerini aldık. Burkina Faso ve Mali gibi ülkeler de aynı durumu deneyimlemektedir. Sudan’daki durumu biliyorsunuz. Müslüman dünyasındaki birçok ülke de benzer istikrarsızlık sorunuyla karşı karşıyadır. Umuyoruz ki, insanlar birbirini anlayacak, bir araya gelecek ve bir masaya oturacaktır. Ayrıca gıda insanları birleştirir diyoruz. Programlarımızın geliştirilmesi ve yetkimizin uygulanması yoluyla ülkelerimizi mevcut durumdan daha iyi bir duruma getireceğimize inanıyorum.”

Bir diğer önemli sorun olarak saydığı iklim değişikliği konusuna da değinen Baidaulet, “Örneğin burada Tunus Tarım Bakanı ile görüştüm. Genelde yıl boyunca ülkenin buğday üretiminin 14-15 milyon ton civarında olduğunu ancak maalesef iklim değişikliği, su kıtlığı ve özellikle sıcak hava nedeniyle bu yıl sadece 2,5 milyon ton beklendiğini aktardı. Nüfus artıyor, ancak gıda azalıyor.” ifadelerini kullandı.

Baidaulet, on yıllık stratejilerinin tüm üye ülkelerin birleşeceği bir program olacağı inancını taşıdığını dile getirerek “Ülkelerimiz arasında iyi bir işbirliğine güçlü bir çağrıda bulunuyorum. Müslüman ülkelerin yeterli insan kaynağı, tarım arazisi ve hatta yeterli su kaynağı vardır ve yeterli fonu da vardır. Ancak teknik kapasite eksikliği ve birlik eksikliği nedeniyle birçok hükümetimiz odaklanmamakta ve birbirine destek olmamaktadır. Ülkelerimize sunduğumuz tüm imkanları etkili bir şekilde kullanmak çok önemlidir.” yorumunu yaptı.

“Türkiye, Müslüman ülkeler için gıda güvenliğinde çok önemli rol oynuyor”

IOFS Genel Direktörü, kendilerinin çalışmalarını destekleyen çok sayıda ülke olduğunu belirterek “Ev sahibimiz Kazakistan, Suudi Arabistan, Katar, Birleşik Arap Emirlikleri’nden (BAE) bahsetmeliyim ve tabii ki sürekli desteğini gördüğümüz Türkiye’yi de vurgulamak istiyorum.” dedi.

Baidaulet, yönetim kurullarında görev alan Türk kardeşlerinin olduğunu, Türkiye’nin kurumlarıyla yakın işbirliği içinde bulunduklarını dile getirerek “Türkiye, Müslüman ülkeler için gıda güvenliğinde çok önemli rol oynuyor. İşbirliğimizin her geçen yıl daha güçlü olmasını ümit ediyoruz. Gelecek yıl işbirliğimiz çok daha güçlü olacak. Biz, Türkiye’nin ve Sayın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın bu konuya yönelik güçlü taahhüdünü hissediyoruz.” ifadelerini kullandı.

Türkiye ile kurumsal işbirliklerini güçlendireceklerinin altını çizen Baidaulet, Türkiye’nin tarım alanındaki kuruluşlarıyla Müslüman ülkeleri sürdürülebilir gıda güvenliği açısından desteklemede önemli bir kaynak olacağını umduğunu sözlerine ekledi.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

xxx